Ceres Restaurant

JW Marriott Marmara'nın Gastronomi Yolculuğu: Gelenekten İlham Alan, Teknolojiyle Güçlenen Bir Başarı Hikâyesi

JW Marriott Marmara, Akdeniz mutfağı ile Anadolu'nun zengin gastronomi mirasını modern bir bakış açısıyla buluşturan yaklaşımıyla misafirlerine özgün bir deneyim sunuyor. Bu başarının arkasında ise uluslararası deneyimi, yerel ürünlere olan bağlılığı ve güçlü mutfak vizyonuyla Executive Şef Mehmet Faruk Yardımcı yer alıyor.

Bir şef torunu olarak mutfak kültürüyle büyüyen Mehmet Faruk Yardımcı, eski baş aşçılardan olan dedesinin mesleki mirasını devam ettiriyor. Almanya, İngiltere, Dubai, Abu Dabi, Umman, Suudi Arabistan, Kazakistan ve Singapur gibi farklı ülkelerde 10 yılı aşkın süre edindiği deneyimlerin ardından Türkiye'ye dönen Yardımcı, bugün JW Marriott Marmara'nın gastronomi operasyonlarını yönetiyor.

JW Marriott Marmara'nın restoran konsepti, Akdeniz mutfağının zarif dokunuşlarını Anadolu'nun köklü lezzetleriyle bir araya getiriyor. Roma mitolojisindeki bereket tanrıçasından ilham alan Ceres restoranı, coğrafi işaretli ürünleri ve yerel üreticilerden temin edilen özel malzemeleri menüsüne taşıyarak sürdürülebilir ve özgün bir gastronomi deneyimi oluşturuyor.

Restoranın menüsünde yer alan Kastamonu Taşköprü siyah sarımsağı ile hazırlanan Karides Lokması, yerel ürünlerin yaratıcı yorumlarla nasıl değer kazandığını gösteren özel örneklerden biri. Bunun yanı sıra İspanyol mutfağından ilham alan Fidava, Yedikule marulu üzerine hazırlanan lavantalı keçi peynirli salata ve yeşil limon köpüğüyle servis edilen kalamar gibi imza tabaklar, JW Marriott Marmara'nın yenilikçi mutfak anlayışını yansıtıyor.

JW Garden konsepti kapsamında lavanta, restoranın karakteristik unsurlarından biri hâline geliyor. Odun ateşinde hazırlanan ekşi mayalı lavantalı ekmek; Hatay'dan getirilen tuzlu yoğurt, Memecik zeytinyağı ve toz zahter eşliğinde sunularak yerel lezzetlerin modern gastronomiyle buluşmasına örnek oluşturuyor.

JW Marriott Marmara'nın mutfak anlayışında yalnızca lezzet değil, sürdürülebilirlik ve mevsimsellik de önemli bir yer tutuyor. Yaz ve kış sezonlarına göre yenilenen menüler, doğru zamanda doğru ürünlerin kullanılmasını sağlayarak misafirlere her dönemde taze ve kaliteli bir deneyim sunuyor.

Büyük ölçekli bir otel operasyonunda başarının yalnızca mutfakta hazırlanan yemeklerle sınırlı olmadığını belirten Mehmet Faruk Yardımcı için servis ve mutfak ekiplerinin kusursuz iletişimi büyük önem taşıyor. Hazırlanan bir yemeğin doğru zamanda, doğru bilgilerle ve eksiksiz şekilde misafire ulaşması, operasyonun en kritik noktalarından biri.

Bu noktada Protel, JW Marriott Marmara'nın mutfak ve servis operasyonları arasındaki bağlantıyı güçlendiren önemli bir teknoloji çözümü olarak öne çıkıyor. MICROS Simphony Cloud ile sipariş süreçleri daha hızlı ve kontrollü şekilde yönetilirken, alerjen bilgileri, özel misafir talepleri ve operasyonel detaylar sistem üzerinden takip edilebiliyor.

Siparişlerin otomatik olarak stoklardan düşülmesi; satın alma, maliyet kontrolü ve mutfak operasyonlarının daha verimli yönetilmesine katkı sağlıyor. Böylece ekipler zamanlarını manuel süreçlere ayırmak yerine, yeni lezzetler geliştirmeye ve misafir deneyimini iyileştirmeye odaklanabiliyor.

Gastronomi sektöründe zamanın kritik bir unsur olduğunu vurgulayan Mehmet Faruk Yardımcı için teknoloji, mutfağın görünmeyen ancak en önemli destekçilerinden biri. MICROS Simphony Cloud ile sağlanan operasyonel kolaylık ve Protel'in 24 saat ulaşılabilir desteği, JW Marriott Marmara'nın kesintisiz ve kaliteli hizmet anlayışını destekliyor.

Bugün JW Marriott Marmara, Anadolu'nun zengin mutfak kültürünü uluslararası gastronomi deneyimiyle birleştirerek, sürdürülebilir lezzet anlayışı ve güçlü teknoloji altyapısıyla misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunmaya devam ediyor.

Videoyu izle: Ceres Restaurant

Detaylı bilgi için sizi arayalım